Bornova Belediyesi/ Prof. Dr. Kamil Okyay SINDIR 1 4

cialis

cialis esasolutions.sk

prednisolon kur

prednisolon 25 mg

cialis generico 5 mg

cialis generico

Bornova Belediyesi/ Prof. Dr. Kamil Okyay SINDIR

“Marka şehir olma yolunda uykuda olan sayısız değerini gün yüzüne çıkarıyoruz ve bu değerlerde farkındalık yaratıyoruz. Bornovamız’ı bekleyen en önemli yenilik; kent kimliğinin oluşması ve hemşerilerimizin kentlilik bilinci ile kentin sakini değil, sahibi olmaları yolunda attığımız adımların meyveleri olsa gerek…” 

Önemli bir akademik kariyere sahipsiniz. Öncelikle sizi bu yönünüzle tanımakla başlayabilir miyiz?

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden 1984 yılında mezun olduktan sonra yüksek lisans çalışmalarım esnasında asistanlık görevine başladım. Ardından İngiltere'de Cranfield Üniversitesi’ndeki 4 yıllık doktora çalışmam akademik altyapımın oluşmasında çok önemli bir yer almıştır. Gerek Bornova Anadolu Lisesi'nde aldığım yabancı dil eğitiminin, gerekse yurtdışı deneyimlerimin akademik kariyerimde büyük yararlar sağladığını düşünüyorum. 1997 yılında doçent, 2004 yılında da profesörlük unvanına hak kazandım. Mesleğime, meslek hak ve yetkilerine ve tabii ki topluma olan sorumluluklarımın bilinciyle ulusal ve uluslararası düzeyde birçok kurum ve kuruluşlarda aktif roller üstlendim. 

Bunlar arasında özellikle Dünya Ziraat Mühendisleri Birliği'nde Türkiye Temsilciliği, Avrupa Birliği Tarımsal Eğitim Çalışma Grubu’ndaki görevi, Güneydoğu Avrupa Ziraat Mühendisleri Birliği Kurucu Koordinatörlüğü ve 4 yıl dönem başkanlığı, Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanlığı, Emek Platformu Sözcülüğü, Akademik Meslek Odaları Platformu Başkanlığı, Tük Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği İzmir İl Koordinasyon Kurul Başkanlığı, Ege Çevre ve Kültür Platformu Kuruculuğu ve daha nicelerini sayabilirim. Benim için hepsinden çok daha önemlisi öğrencilerimi çok sevmem ve onların her yönüyle gelişimlerine katkıda bulunma isteğimdir. Bu durum beni akademik yaşama daha çok bağlamıştır. 

Akademisyenlikten belediye başkanlığına uzanan bir yolunuz var. Parti altyapılı bir geçmişiniz de yok aslında. Belediye başkanı olma yolundaki süreci biraz anlatır mısınız?

Az önce de belirttiğim gibi uzun yıllar, hatta lise yıllarımdan beri siyasetin içindeyim. Ancak benim burada kastettiğim siyaset kavramı; herhangi bir siyasi parti teşkilatı içerisindeki bireysel veya yönetsel kaygılardan uzak toplumsal ve mekansal yaşamın sürdürülebilirliği ve yaşam kalitesinin artırılabilirliği üzerinde düşünce üretmek olarak anlaşılmalı. Çevre ile bütünleşik bir yaşam uğrunda siyaset yaptım ve yapmaya da devam ediyorum. Tabii uzun yıllar görevim icabı, bir devlet memuru olarak parti üyeliği yasaktı halen de öyle. Ancak son yıllarda üniversite öğretim üyelerine bu kapı aralandı ve benim de partime katılımım 2007 yılına denk gelir. İlçe örgütümüzden, Bornova'dan çocukluğumdan beri tanışık olduğum beni çok iyi tanıyan partili arkadaşlarımın önerisiyle adaylık kararı vererek bugünlere gelen bir süreci yaşadık hep birlikte.

Sizin başkanlığınızdaki Bornova’yı, yakın gelecekte ne gibi yenilikler bekliyor?

Bornovamız bu kadar kısa bir süre içerisinde henüz görevimin yarı yolunda iken dahi tarihinde hiç görmediği yatırımları ve hizmetleri görüyor. Ancak hepsinden çok daha önemlisi; marka şehir olma yolunda uykuda olan sayısız değerini gün yüzüne çıkarıyoruz ve bu değerlerde farkındalık yaratıyoruz. Bornovamız’ı bekleyen en önemli yenilik; kent kimliğinin oluşması ve hemşerilerimizin kentlilik bilinci ile kentin sakini değil sahibi olmaları yolunda attığımız adımların meyveleri olsa gerek…

Çalışmalarınız arasında; sosyal ve ekonomik kalkınmayı desteklemek, özellikle kadınları iş hayatına katmak, ekonomik kalkınmayı sağlayacak insan kaynağı yaratmak gibi sosyal hedefleri bulunan, hem de çocukların sağlıklı gelişiminde büyük rol oynayacak ‘Organik Oyuncak Projesi’ yer alıyor. Şu anda bu proje hangi aşamada? Bugüne kadar neler yapıldı ve ne sonuçlar elde edildi?

Organik Oyuncak Projemiz İzmir Kalkınma Ajansı tarafından da desteklenen ve 74 proje başvurusu arasında birinci sırada kabul gören bir projemizdi. 30+30 toplam 60 kadınımıza organik üretimi, dikiş nakışı, oyuncak üretimini öğrettik. Ve proje sonunda projemizin sürekliliği anlamında kadınlarımızdan 30'una dikiş makinası bağışlayarak proje sonrası üreterek ev ekonomilerine katkı koyabilmelerini sağladık. Tabii bu projemiz dışında kadınlarımız için 90 kişiyi barındırabilecek bahçesiyle müstakil bir Kadın Sığınma Evi’ni de tamamladık. Anne-Çocuk Sağlığı eğitimlerimiz, Lider Kadın eğitimlerimiz de duraksamadan devam ediyor. 4 ayrı ekibimizle evde gebe, lohusa ve bebek bakım hizmetimizle her gün 40-50 eve uğruyor ve geleceğimizin sağlıklı bireylerine anne karnında sahip çıkıyoruz. 2011 yılında 5000 ev ziyaretimizi 2012 yılında 8000'e çıkarmayı hedefledik. Bu projemizle 2011 yılında Mahalli İdareler Derneği tarafından "En Üretken Belediye" ödülüne layık görülmek de gurur kaynağımız oldu. Yine evde yaşlı bakım hizmetimizi de 4 ayrı bakım ekibimizle 60 yaş üzeri eve bağımlı yaşlılarımızı evlerinde ziyaret ederek sürdürüyoruz.

Avrupa’nın en büyük yerel yönetim ağları arasında yer alan Enerji Kentleri Ağı (Energycities) içinde yürütülen Belediye Başkanları Sözleşmesi’ni (Covenant Of Mayors) imzaladınız. Bu durumda 2020 yılına kadar karbondioksit (CO2) salınımını yüzde 20 oranında düşürmeyi taahhüt ediyorsunuz. Bu doğrultudaki çalışmalarınız ve projeleriniz nelerdir?

Haklısınız, Enerji Kentleri Ağına girdik ve taahhütlerimizi yaptık. Öncelikle ilçemizde enerji kullanımı ve enerji kaynaklarının kullanım alanlarına göre dağılımı konularında mevcut durum tespitini yapmaya çalışıyoruz. Akabinde, 2020 yılına kadar karbondioksit salınımı yüzde 20 oranında azaltacak tasarruf ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konularındaki önlemlerimizi belirleyip bunun için bir eylem planı hazırlayacak ve bunu Avrupa'nın diğer binlerce kenti ile paylaşacağız. Aslında, Bornova Belediyesi olarak Birleşmiş Milletler Küresel Sözleşmesine’de (UN Global Compact) imza attık. Bu sözleşmeyle de İnsan Hakları ve diğer tüm evrensel sözleşmelere uygun bir kent yönetimi sözü vermiş olduk. Şu anda aynı zamanda Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi’nin en önemli karar organı olan Siyasi Komitesi’nin Türkiye adına delegesi olarak da çalışmalarım devam ediyor.

2011 yılını; 125 milyon liralık dev bir bütçeyle, halkınıza daha sağlıklı, yaşam koşulları daha elverişli, daha yeşil bir yaşam sunmaya çalışarak bir rekorla kapadınız. Eğitim alanında, sosyal ve kültürel faaliyetlerle, kadın istihdamı ve gelişimine destek olacak, dar gelirli vatandaşlara kolaylık sağlayacak birçok proje tamamladınız. Sokak arasında sağlıklı koşullardan uzak pazaryerlerini kapatarak; temiz, ulaşımı kolay, sağlıklı ve çağdaş birçok yeni pazaryerini vatandaşların hizmetine sundunuz. Bütün bu çalışmalarınız Bornova Belediyesi’ni bir  ‘Marka Belediye’ yapıyor. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?

Bornova Kentimiz; üniversiteleriyle, büyük, orta ve küçük ölçekli sanayi kuruluşlarıyla, oto tamircileri, ayakkabı imalatçıları, dökümcüleri, nikelajcıları, tekstil ve konfeksiyoncuları, nakliyecileri ve daha birçok sanayi site altyapılarıyla, bölgesel düzeyde hizmet veren kamu kurum ve kuruluşları, araştırma enstitüleriyle, sportif potansiyeliyle ve tarihsel değerleriyle aslında bir dünya kenti niteliklerine sahiptir. Ancak daha önce de belirttiğim gibi bu değerlerimiz ne yazık ki tarih boyunca uykuda kalmış. Şu anda bunları yüceltmek, farkındalık oluşturmak, cazibe merkezi oluşturacak bir dünya kenti yaratmak üzere faaliyetlerimiz sürüyor. 2012 yılı bütçemizi de yaklaşık 161 milyon lira olarak, borçsuz ve denk bir bütçe olarak oluşturduk. Sadece yatırımlara 50 milyon TL kaynak ayırdık. Kapalı Spor Salonu, Altındağ Atatürk Kültür Merkezi, Merkez Pazaryeri, Çamkule Pazaryeri, Evka3 Pazaryeri, Büyük Çarşı Sokak Sağlıklaştırma Projemiz, Dramalılar Köşkü Kent Müzemiz, Bornova Evi Restorasyon Projemiz, Şehir Stadyumu ve daha nice yatırımlarımızla fark yaratmaya devam ediyoruz.

İzmir’de yerleşik yaşamın 8500 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlayan buluntuların çıkarıldığı Yeşilova Höyüğü, Bornova sınırları içinde bulunuyor. Buradaki çalışmalar, Bornova Belediyesi’nin maddi ve manevi desteği ile yürüyor. Burası için hazırladığımız Ziyaretçi Merkezi projemiz var. Bu proje ile İzmirliler’i adeta ‘zamanda yolculuğa’ çıkaracağız.  Bu projemiz de Tarihi Kentler Birliği’nden ‘proje’ ödülü aldı.

İlçemizin tarih ve kültürünün yanında önemli bir de tarım geçmişi var. Dünyaca tanınan tarım ürünlerimiz var. Misket Üzümü ve Bornova Bamyası’nın yeniden üretimi için çalışmalar başlattık. 

Dünya tarım literatüründe Bornova Misket Üzümü diye geçiyor. Fakat ne yazık ki bu ürününün Bornova’daki üretimi yıllarca önce durmuş. Özellikle şarap sektöründe çok  kıymetli olan bu üzüm cinsi dünyada üretiliyor. Atası ise Bornova. Biz, Misket Üzümü’nün yeniden üretimi için harekete geçtik. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü’nün yardımıyla aşılı misket üzümü fidanlarını hazırladık. Çamiçi Köyü’nde 5 dönüm araziye diktik. Bundan sonra bu önemli ürünün fidanlarını isteyenlere vereceğiz. Ayrıca yine kaybolan bir tarım değerimiz olan Bornova bamyası için de çalışma  başlattık. Çalışmalarımızla Bornova’nın tarımsal değerleri geri dönüyor.                                                                          

Misket üzümü gibi bamya da tescillenmiş, uluslararası bir çeşittir. Bu tarımsal değerimizi üretmek, yaygınlaştırmak için proje hazırladık. Misket için anaç bağı oluşturacağız. Sonbaharda Bornova Bamyası  için de tohumluk üretimi yapıp çiftçiye ücretsiz tohumluk vereceğiz ve üretimini yaygınlaştırmaya çalışacağız. Çeşidin var olmasını, yaygınlaşmasını sağlamaya çalışacağız. 

Bütün bu başarılı projelerin altında yatan çalışma sistemi nedir? Sokağı, esnafı, emekliyi nasıl gözlemlersiniz? İhtiyaçları nasıl belirlersiniz?

Çok basit… Bütün mahallelerimize yılmadan yorulmadan giderek, sokak sokak dolaşarak, yurttaşlarımızın yaşam alanlarında bizzat bulunarak ve onların dertlerini, sorunlarını, duygularını, düşüncelerini yerinde gözlemleyerek çözüm üretiyoruz. Masa başında, başkalarından duyarak sorunları algılayabilmenin mümkün olmadığını düşünüyorum. Mahalle turlarımızda hemşerilerimizle çok daha sıcak, samimi, içten bir diyalog ve empati kurabilme şansımız oluyor. Ayrıca mahallelerimize yaptığımız tüm yatırımlarımız da, bu ziyaretlerimiz sonucunda ortaya çıkan gereksinimlere dayandırıldığı için tepeden inme, dayatmacı yatırım ve hizmetler değil, tabandan gelen ihtiyaçlara göre, diğer bir ifadeyle katılımcı kalkınma ilkesi ile hareket ediyoruz.

Son olarak TR’de Marka okuyucularına neler söylemek istersiniz?

8500 yıllık geçmişi olan, Selçuklu döneminin izlerini taşıyan, Levanten Köşkleri ile mekansal zenginliklere sahip, dünyanın en büyük ozanı Homeros'un kentinde, bilimin, kültürün, sanatın ve sporun her alanında ulusal ve uluslararası başarılara tanıklık etmek istiyorsanız bütün TR'de Marka okuyucularını "Dünya’nın Parlayan Yıldızı", demokrasinin beşiği Bornova'mıza bekliyoruz.

Yazar : TR'de MARKA Röportaj

Facebookda Paylaş

Diğer Marka Konuları