TÜGİAD Ankara Şubesi Başkanı/ Barış AYDIN 2 4

where can i buy naltrexone

where to buy naltrexone website-knowledge.com buy naltrexone canada

prednisolon 25 mg

prednisolon bivirkninger open

cialis cena v lekarni

cialis 20mg predaj

TÜGİAD Ankara Şubesi Başkanı Barış AYDIN

Gayrimenkul sektöründe müşteri temsilcisi olarak yola çıkıyorsunuz ve bugün, Türkiye’de önemli işlere imza atmış bir işadamısınız… Başarılarla, ödüllerle dolu ve örnek gösterilen bir ticaret yaşamı var.  Peki, bu başarıları nasıl elde ediyorsunuz?

Ticarette ilk günden beri en önem verdiğim şey, güven kavramıdır. Ne iş yaparsanız yapın, eğer karşı tarafa güven veremiyorsanız başarılı olma şansınız yoktur. İnsanları asla yanıltmayacaksanız, diğer bir deyimle kandırmayacaksınız. Onlara hep gerçekleri söyleyeceksiniz. Ben ticarete atıldığım günden itibaren kendime  bu üslubu seçtim. Çok önemli isimlerle ticaret yaptım. Sayısı binleri geçen gayrimenkul satışlarında bulundum. Hepsinde karşı tarafa verdiğim sözlerin her birini tutmuşumdur. Ticaretteki bu “motto” beni ve şirketimizi başarıya taşıdı. Türk insanı, kendisine dürüst hizmet eden, kendisini kandırmayan, kimseleri asla yalnız bırakmaz.

İkinci olarak; günümüzde ticaret, geleceği iyi okumakla çok yakından ilintilidir. Bugünü değil yarını okumak lazım. Yarınki gelişmeleri, yarınki trendleri bugünden çözemezseniz ne iş yaparsanız yapın küçülürsünüz, başarılı olamazsınız. Yarını okuyan girişimciler en başarılı işlere imza atan kişi ve kuruluşları oluşturur.  Bütün bunların yanında sosyalleşmeyi de başarı faktörü olarak eklemek istiyorum. Herkese; özellikle sivil toplum kuruluşlarına üye olmalarını, buradaki sosyal çevreyi kendi işlerini geliştirmek için kullanmalarını tavsiye ediyorum.

Geçtiğimiz yıl  Türkiye’nin en önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şube Başkanı oldunuz. Öncelikle bize TÜGİAD’ın yapısından biraz bahseder misiniz? 

Türkiye’de ekonomiye yön veren birkaç işadamının 25 yıl önce bir masa etrafında bir araya gelerek kurduğu TÜGİAD, bugün 25. yaşını  Türkiye’nin farklı bölgelerinde TÜGİAD’lı olmaya gönül veren yüzlerce üyesi ile kutluyor. 25 yıldır çatışma değil hep uzlaşıdan yana olan ve ekonomik, siyasi, sosyal konularda ülkesi için duyarlılık gösteren değerli üyeleri ile dün olduğu gibi bugün de yol arkadaşlığına devam ediyor. Aradan geçen 25 yılda Türk ekonomisi ve siyasi tarihinin yanı sıra iyi ve kötü günlerine de tanıklık etmiş olan TÜGİAD, 25 yıllık geçmişindeki temiz sicili ve Türk ekonomisine yaptığı katma değerle anılıyor. Bugün Türkiye’nin en önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olan derneğimiz; ekonomiye, her gün yenilenmeye ve iş dünyasına yeni bakış açıları kazandırmak için çalışıyor. Türkiye’de kurumsal yapısını  yerleştirmiş nadir sivil toplum örgütlerinden biri olan TÜGİAD’ın 25. yılında Ankara Şube Başkanlığı görevini devralmak bana büyük onur ve gurur veriyor. TÜGİAD; isminde yer alan Türkiye kelimesi Bakanlar Kurulu kararı ile genç işadamları arasında bir tek kendisine verilmesi nedeniyle çok özel bir kimlik kazanmıştır. Derneğimiz; kurucuları ve mevcut üyelerinin, Türkiye’nin en önemli isimlerinin oluşturduğu etkin bir yapı sayesinde hem yurt içinde, hem de yurtdışında saygınlıkla tanınan bir imzaya sahip olmasıyla ayrıcalıklı bir nitelik taşıyor. Toplam iş hacmi ve istihdamı ile Türkiye için çok üst düzey rakamlarda olan TÜGİAD, gelecekte ülkemizin dünyadaki konumu için de büyük önem taşıyor. Aynı zamanda genç ve dinamik yapısıyla Türk ekonomisinin geleceğine yön verecek bir pozisyon almış olan derneğimiz, geçmişindeki başarılarını da gururla taşıyor. 

TÜGİAD; Türk iş dünyası ile birlikte dünya ekonomisinde Türkiye markasını tanıtan ve yurt dışında pek çok önemli projeye imza atan işadamlarının bir araya geldiği bir platformdur. Bu platform, sivil toplum kuruluşları arasında üye profili genç, dinamik bakış açısı ve giderek artan etkinliği ile önümüzdeki yıllarda da başarılı grafiğini yükseltecek. TÜGİAD eminim ki, hedeflerini makro düzeyde büyüterek tüm kesimleri kucaklamaya devam edecektir. TÜGİAD’ın geçen 25 yılda yaptıkları bugünün Türk iş dünyası  kurallarını belirledi. Bugün yapılanlar ise dünya ekonomisinin kurallarını belirleyecek. TÜGİAD olarak bugün; çalışmalarımız, azmimiz  ve hedeflerimizle dünden daha inançlı ve iddialıyız.

TÜGİAD üyesi olmanın firmalara ekonomik, sosyal ve siyasi açıdan ne gibi faydaları  olmaktadır? 

25 yıl önce toplumsal konulara paydaş olmaya karar vermiş işadamlarının kurduğu bu yapının temel ilkeleri, önümüzdeki 25 yıla da ışık tutacak. TÜGİAD’ın İstanbul’da bir masa etrafında başlayan hikayesi; Bursa, Ankara, Çukurova ve diğer bölgelerde açılan şubeler ve yeni üyelerle daha da hız  kazanacak. Ülkemizin tüm bölgelerinin temsilcisi olan işadamlarımız TÜGİAD markasını sadece Türkiye değil dünya pazarına da altın harflerle kazıyor. TÜGİAD; ekonomik, siyasi ve sosyal konularda sesi daha gür çıkan, kurumsallaşmaya ve  profesyonelliğe yatırım yapan işadamlarımızın sektörel sorunları ile yakından ilgilenmektedir. Ayrıca, çözüm üreten yapısıyla iş dünyasında küçük yapıların da büyükler kadar etkin ve güçlü örgütlenmelere sahip olmasını destekliyor. TÜGİAD, klasik sivil toplum kuruluşu anlayışından uzaklaşarak, kendini her gün güncelleyen, dinamik bir yapıdır. Bu nedenle üyelerine sürekli olarak çeşitli değerler kazandırır, kazandırmaya da devam edecektir. Ekonomi, sosyal sorumluluk, çevre ve kurumsallaşma olarak dört ana hedef üzerinden çalışmalarımızı yeniden yapılandırdık. Üyelerimiz arasında bilgi akışını sağlayarak, bölgesel ve sektörel sorunlarımıza hep birlikte çare arıyoruz. TÜGİAD olarak 25. yıldan sonra, uluslararası arenada da sesimizi daha gür duyuracağız. İşte böyle büyük bir yapı olan TÜGİAD, üyelerine farklı bir ayrıcalık sağlıyor.

TÜGİAD geçtiğimiz günlerde, bünyesinde 32 kuruluşun bulunduğu Girişimcilik Konseyi Manifestosu’nu imzalayanlar arasında yer aldı. Bu manifestoda, “kadın girişimciliği, genç girişimcilik, eko girişimcilik ve sosyal girişimcilik” gibi tematik alanlarda girişimciliği destekleme çalışmaları var. TÜGİAD’ın bu çalışmalara yönelik projeleri neler? 

TÜGİAD olarak yıllardan beri üç şeyin üzerinde şiddetle duruyoruz. Birincisi girişimcilik, ikincisi kadınlarımıza yönelik faaliyetler, üçüncüsü de çevre konusu. Ticaretin artık olmazsa olmazı haline gelen girişimcilik TÜGİAD’ ın kurulduğu günden beri savunduğu en önemli konu idi. 25 yıl evvel girişimcilik dediğimiz zaman, hayalperestlikle eş anlama gelen yorumlarla karşılaşıyorduk. Ancak bugün girişimcilik ticaretin omurgasını oluşturuyor. Özellikle gençlerin ve bayanların girişimciliği aktif bir şekilde benimsemesi ve uygulaması en büyük dileğimizdir. Türkiye, tabi kaynaklar bakımından zengin bir ülke değildir. Ekonomisinin yegane kaynağı girişimcilik. Bunu iyi değerlendirmemiz lazım. Tabii bütün bunları yaparken çevre faktörünü gözardı etmemeliyiz. Sürdürülebilir bir ekonomi için çevre çok önemlidir ve  sosyal girişimcilik de yine çok önemli konu başlıklarımızdan birisidir. 

TÜGİAD Ankara Şubesi olarak 2012 yılında kadın girişimciliğinin arttırılması için bir dizi projeyi yaşama geçireceğiz. Mikro kredilerle kadınlarımızın ticaret yaşamına girmesini sağlayacak projeleri destekleyeceğiz. Yine, gençlerimizin Avrupa Birliği fonlarından ve KOSGEB kredilerinden faydalanmaları için bir dizi eğitim çalışmaları gerçekleştireceğiz. 2012 yılında TÜGİAD olarak karbon salınımı ile ilgili toplantılar ve seminerler düzenleyeceğiz. Amacımız çevreye zarar vermeden gerçekleşecek bir sanayileşme. 

TÜGİAD’ın, uluslararası platformda ne gibi çalışmaları var?

TÜGİAD bütün dünyanın tanıdığı  önemli bir ekonomik birliktelik. Dernek olma vasfının ötesinde Türkiye’yi uluslararası birçok platformda temsil ediyor. Yani yarı resmi bir kuruluş kimliğinde TÜGİAD. Dünyayı yöneten liderlerle sivil toplum liderleriyle bir araya gelen TÜGİAD, ülkemiz için sıkı bir lobicilik faaliyeti gerçekleştiriyor. Bir taraftan büyüyen bir Türkiye, diğer taraftan ekonomik krizle boğuşan bir dünya… Haliyle Türkiye’ye yönelik baskıların ve yaptırımların artacağı bir dönemdeyiz. İşte TÜGİAD tüm bu evrelerde yurt dışındaki kendi paydaşlarıyla ve o ülkedeki yöneticilerle temasa geçerek Türkiye’nin tezlerini sıkı bir şekilde dile getirmektedir. Örneğin; Fransa’nın  sözde ermeni soykırım tasarısıyla ilgili çıkışına anında müdahale eden ve bu konuda gün geçtikçe olumlu sonuçlar alan kuruluşların başında TÜGİAD geliyor.

Biliyoruz ki; TÜGİAD bünyesindeki tüm firmalar sizler için ayrı ayrı önem arz etmektedir. Fakat bunlardan bazıları kurumsallaşarak markalaşmıştır. TÜGİAD’ı Nuh’un Gemisi’ne benzetecek olursak, bu gemide hangi markaları veya firmaları görmek istersiniz?

İnanın çok zor bir soru.. Bir kere TÜGİAD’ı bu kadar güçlü kılan,farklı kılan; üyelerinin toplamı. Yani üyelerimizin sahip olduğu tüm markalar bir araya gelince TÜGİAD oluyor. Birbirinden ayırmak imkansız. Zaten TÜGİAD’a üye olurken çok detaylı bir şekilde araştırma yapıyoruz. Derneğin kıstaslarına uymayan kişileri üye almıyoruz. Bu sebeple ben bu sorunun cevabını, şöyle vereceğim:  “Nuh’ un Gemisi’nin adını TÜGİAD Gemisi olarak değiştirirdim. Bütün markalarımızı gemide eksiksiz görmek isterdim”.

2012 yılında TÜGİAD bünyesinde gerçekleştirmeyi düşündüğünüz hedefleriniz ve projeleriniz nelerdir? 

Öncelikle Ankara’da sadece iş dünyası ve çalışan kesim yok. Gerçekten zor durumda olan engelli vatandaşlarımız, onların aileleri, okuyamayan çocuklar, dar gelirli kesimin çok önemli sorunları var. Biz onlara faydamızı yardımlarımızla, projelerimizle gösteriyoruz. Yalnız olmadıklarını anlatmak istiyoruz. Yoksula uzanan yardım ve şefkat eli olmak, Ankara ve Ankaralılar’ın yaşam kalitesini yükseltmek istiyoruz. Sağlık, spor, eğitim, sosyal hizmetler gibi alanlarda çözümler üreteceğiz. Türkiye genelindeki rehabilitasyon merkezleri başta olmak üzere tüm ilgili merkezlerle eşgüdümlü bir çalışma yürüterek zihinsel engelli çocuklarımıza düşledikleri gibi bir dünya armağan etmeye yönelik anket çalışmaları yaptırıyoruz.  Bu araştırmaların sonuçları  ışığındamerişilebildiği kadar zihinsel engelli çocuğa erişerek, onların düşlerini gerçekleştiriyoruz. Deprem konusunda bir eğitim seferberliği başlatmak ve depreme hazır bir toplum oluşturmak amacıyla TÜGİAD Ankara Şubesi ve Barışkent Gayrimenkul ile örnek bir projeye imza atıyoruz. Deprem bilincini gerek Ankara’da, gerekse Türkiye’de yaygınlaştırarak; bu bilinci çocuklar aracılığıyla yetişkinlere de aşılayabilmek amacıyla bir eğitim projesi başlattık. Duyarlı insanları, özel sektörü, kurum ve kuruluşları bir çatı altında birleştirmek maksadıyla “10.000 Çocuğumuz Depreme Hazır… Dersimiz Deprem!” adlı kampanyayı projelendirerek hayata geçirdik. Bunun gibi projeler ve sponsorluk faaliyetlerini bu yıl da ara vermeden sürdüreceğiz. 

TÜGİAD Ankara Şubesi olarak dernek etkinliklerimizi de bu sene bunun üzerine yoğunlaştıracağız. İş dünyasını sosyal sorumluluk alanında bilinçlendirmek için harekete geçtik. Sadece kendimize değil, sokaktaki vatandaşa karşı da sorumlu olduğumuzu göstermemiz gerekiyor. Bu yıl kaynaklarımızı verimli kullanarak hedef odaklı proje üreteceğiz. Belediyeler ve STK’larla ortak çalışmalara imza atacağız.  

Son olarak TR’de Marka Dergisi okuyucularına neler söylemek istersiniz? 

Ankaralılar’ın refahını yükseltecek her türlü projenin sonuna kadar takipçisiyiz. Ankara’yı dünyada önemli bir marka kent haline getirmeye söz verdik, getireceğiz. Ankara’yı turizm açısından tanıtacak diğer projelerle alakalı her türlü maddi manevi desteğimizi vermekten çekinmeyeceğiz. Böylesine başarılı ve ciddi bir çalışmanın ürünü olan TR’de Marka dergisinin Ankara’dan çıkması bizlere gurur vermiştir. Derginin çok daha iyi yerlere geleceğinin mutlak inancı içerisindeyim.

 

Yazar : TR'de MARKA Röportaj

Facebookda Paylaş

Diğer Tanıtım Konuları