Medicana International Ankara Hastanesi 2 6

xyzal

xyzal

prednisolon 5 mg

prednisolon

cialis helyett

cialis helyett click here

Genel Müdür Oğuz ENGİZ

Kısa özgeçmiş 

İktisat lisans ve işletme lisansüstü eğitimlerimi takiben 1992-96 yılları arasında Dünya Bankası sağlık projelerinde çalıştım. Daha sonra Bayındır Tıp Merkezi, Mesa Hastanesi ve en son olarak da Medicana International Ankara hastanesinde genel müdür olarak görev yapmaktayım. Profesyonel yöneticiliğimin yanı sıra ‘City of London College’ işbirliği ile Stratejik Hastane Yönetimi Eğitim Programları’nı koordine etmekte ve ders vermekteyim, ayrıca ‘hospitalmanager’ dergisinin yayıncılığını ve Sağlık Gönüllüleri-Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini de yürütmekteyim. Bunlara ek olarak Sağlık Bakanlığı, Özel Hastaneler Derneği (OHSAD) ve TOBB’un ilgili komisyon, kurul ve meclislerinde de yer almaktayım.

Medicana’nın hedeflerinden bahseder misiniz? Şirketinizin 2012 yılında mevcut yatırımları ve projelerine ilişkin bilgi verebilir misiniz?

Medicana International Hastanesi klasik özel hastane kalıplarının dışına çıkmış ve üniversite hastanesinin ileri tıp uygulamaları (kemik iliği, karaciğer ve böbrek nakilleri, ileri radyoterapi, nükleer tıp ve girişimsel radyoloji,vb.) ile özel hastanelerin konforunu ve hasta memnuniyetini birleştirmeyi başarabilmiş bir hastanedir. 2012 yılında da geçmiş yıllarda olduğu gibi sürekli gelişim içinde ilişkide olduğumuz tüm paydaşlarımızla olabilecek en üst düzey noktada etkileşimlerimizi sürdürmek ve sağlık sektöründeki iddiamızı sürdürmek istiyoruz. Hizmet çeşitliliğinde ve kalite anlayışımızda geldiğimiz iyi nokta bizi bu sene KalDer Ulusal Kalite Ödülü’ne aday olmaya taşıdı. Adaylık başvurumuzu yaptık ve değerlendirmeleri bekliyoruz. Bu adaylık için belirli bir ‘EFQM’in mükemmellik modelini uyguluyor olmanız gerekiyor. Biz de bu modeli uygulayan ve Ulusal Kalite hareketine katılmış bir kuruluşuz.

Çalışanlarınızın motivasyonunu yükseltmek ve şirkete bağlılığını artırmak için yaptığınız uygulamalar nelerdir?

Çalışanlarımız bir paydaşımız olarak diğer paydaşlar (hastalarımız, yatırımcılarımız, işbirliklerimiz ve tabi ki toplum) kadar değer bulur. Diğer hastanelerden farklı olarak bizim hastanemizde bir Çalışan Kurulu vardır ve bu kurul çalışanların diğer tüm paydaşlarla etkileşimi ve yönetişimi destekler. Ayrıca çalışanlarımızın mesleki ve kişisel gelişimleri için de projeler üretilir. Bizim hastanemizde insanların işyerini ve çalışma arkadaşlarını sevecekleri bir ortamın oluşturulması temel değerlerimizdendir.

Sağlık sektöründe faaliyet gösteren şirketler bir taraftan faaliyetlerini sürdürürken, diğer taraftan ‘sosyal sorumlu’ hareket edebiliyorlar mı? Sosyal sorumluluk projeleriniz varsa nelerdir? 

Sosyal sorumluluklarımızı yerine getirme konusunda da azami hassasiyeti göstermekteyiz. Birleşmiş Milletlerin ‘UN Global Compact’ini yakından takip etmekteyiz ve başvurumuzu yapmış bulunmaktayız. Buna göre hasta hakları, çalışan hakları, çocuk hakları, yaşlı hakları, kadın hakları ve engelli hakları öncelikli olarak dikkate alınmaktadır. Uluslararası akredite olmuş bir kuruluş olarak çevreye karşı duyarlılığımız da en üst seviyede garanti altına alınmıştır. Bunların yanı sıra ilimizde gerçekleşen spor faaliyetleri, sanat etkinlikleri ve yardım amaçlı diğer sosyal etkinliklerde sponsor olarak bulunmaktayız. Ülkemizde en kapsamlı organ bağış ve organ nakli bilinçlendirme çalışmaları da yine hastanemizce gerçekleştirilmiştir. Bunlara ek olarak düşük gelir grubundaki ilkokul çocukları için ağız ve diş sağlığı taramaları, köylerde orta yaş ve üzerine göz ve kalp sağlığı taramaları da faaliyetlerimiz arasındadır. 

Sağlık sektöründe kariyer yapmayı planlayan gençlere önerileriniz nelerdir?

Ben öncelikle işin peşinden değil de kariyerin peşinden koşmalarını öneririm. Anne babalarını dinleyip “devlet kapısına kapağı atma” zihniyetinden tamamen uzaklaşılmasından yanayım. Mezuniyetten sonra eğer sağlık sektöründe kararlı iseler büyük küçük iş ayrımı yapmadan her seviyede yaptıkları işi en iyi şekilde yapmanın hevesinde olmalarını öneririm. Çalıştıkları kurumun bir gün en tepesinde olacaklarına inanarak, ona göre bir liderlik sergilemelerini; ilişki düzeylerini, iş kalitelerini, resmin tamamını görebilme becerilerini bu çerçevede titizlikle geliştirmelerini tavsiye ederim. Ayrıca günlük iş telaşının dışında mesleki makaleler yazmalarını, alanları ile ilgili dünyayı yakından takip etmelerini, eğitmenlik yapmalarını ve sivil toplum kuruluşlarında mutlak surette yer almalarını önerim. 

Yazar : TR'de MARKA Röportaj

Facebookda Paylaş

Diğer Tanıtım Konuları