Endüstriyel Futbol ve Markaların Yönetimi 1 8

lipitor

lipitor go

can you buy naltrexone over the counter

buy naltrexone

citalopram alcohol interactions

citalopram and alcohol insomnia

viagra cena

viagra diskuze poisel.cz

Futbol oyununun cazibesi, dünyada her geçen gün artan bir seyirci potansiyelini de beraberinde getirmesidir. Hemen hemen bütün ülkelerde futbol, en popüler spor olarak değerlendirilmektedir. Futbol endüstrisi yıllar boyunca bazı stratejik ve sistemli adımların atılması sonucunda meydana gelmiştir. Bu bağlamda profesyonelliğin kabul edilmesi, futbola yönelik ilgi, futbolun ulus devletlerin bir güç unsuruna dönüşmesi, futbolla bağlantılı olan yeni endüstrilerin gelişmesi (bahis, spor malzemelerinin popülerleşmesi, gazetelerin ve radyoların tirajlarının artması vs.) gibi birçok faktör oyunun ekonomik değerinin yükselmesinin nedenleri arasında sayılabilir. Fakat oyun esas endüstriyel gücünü, 1950’li yıllarda televizyonla girdiği ortaklık ilişkisinden almıştır.

Endüstriyel futbolla günümüzde farklı kesimler ilgilenmektedir. Futbol kulüpleri, federasyonlar, yayıncı kuruluşlar, tüketiciler/ taraftarlar bunların bir bölümüdür. Bazen federasyonlar futbolu piyasalara arz etmekte, bazen de federasyonlar söz konusu ürünün pazarlanmasına uygun ortamlar yaratmaktadır. Bu pazarlama süreci içerisinde yayıncı kuruluşlar ayrı bir yer tutarlar. Tabii ki pazarlanan bu ürünü alacak taraftarlar/seyirciler diğer bir ifade ile müşteriler bulunmaktadır. Bu müşterilerin ilgisinin de belirli bir çizginin üzerinde olması beklenmektedir. “Taraftarlık” duygusunun da etkisiyle futbola yönelik artan ilgi farklı anlamlar kazanmaya başlamıştır. 2000’li yıllardan bu yana hızla artan futbol ilgilisi kişiler, bugün 4-4,5 milyara ulaşmıştır. İşte endüstriyel futbolun ortaya çıkmasına zemin oluşturan unsur, futbola olan talebin ve bu talebin yarattığı ekonominin büyüklüğüdür. Özellikle dijital yayıncılığın gelişmesi ile seyirci sayısı artmıştır. Dünyanın herhangi bir yerindeki futbol izleyicisi, dünyanın en popüler liglerini takip edebilir hale gelmiştir. Televizyon yayıncılığı, futbolun endüstrileşme sürecinde önemli bir misyonu üstlenmiş ve bunu başarıyla gerçekleştirmiştir. Bir çok reklam veren firma için; eğer futbol karşılaşması televizyonda yayınlanmıyorsa, sponsor olmak için de herhangi bir neden bulunmamaktadır.

Futbolun sadece ekonomik değil, sosyal bir kurum olmasından kaynaklanan farklı yönleri de vardır: Bir takımın taraftarı olma duygusunun yarattığı sosyal ortam, futbolun siyasetle ilişkisi, sosyal yaşam içinde itibar kazanma aracı olarak görülmesi vb...

Futbolun bir endüstri olarak gelişimi futbol kulüplerinin birer işletme gibi yönetilmesini gerekli kılmıştır. Özellikle televizyon yayınlarının yarattığı gelir ve bu gelirin de ortaya çıkardığı diğer ekonomik faaliyet alanları her geçen gün büyüyerek devasa bir ekonomi yaratmıştır. Böylece süreç, futbolun parayla tanışması, ticarileşmesi ve son aşamada da endüstrileşmesiyle devam etmektedir.

Futbolun bu gelişim sürecinde önce bir ürün olması, ardından ürün pazarlayan bir ürün olarak kabul edilmesi, işletmelerin ve iş adamlarının hemen dikkatini çekmiştir. Artık futbol satış ortamlarına ev sahipliği yapan bir organizasyondur. Takım taraftarları ise artık kulüpler için birer müşteri olmuştur. Bu müşterilerin orta ve yüksek gelir diliminde olanları futbol ve ürünlerine yaklaşık olarak yıllık 1.200-1.700 luk bir fon ayırmaktadırlar. Artık futbol aile bütçesinden eğlence harcamaları için ayrılan kalemin önemli unsuru olmaya başlamıştır. Futbol, ailelerin gıda, giyim, eğitim, sağlık, eğlence gibi harcamalarının bir parçası olmayı başarmıştır. Böylelikle global endüstriyel bir faaliyet alanına dönüşmüştür.

Günümüzde futbol, yıllık ortalama 18-19 milyar ’luk bir ciroya erişmiştir. Bu rakamın yarattığı ekonomik faaliyet alanının ise 166-167 milyar ’ya ulaştığı hesap edilmektedir. Futbolun kalbi sayılan Avrupa, bu bütçenin yaklaşık 2/3’üne hükmetmektedir. Avrupa’nın 5 büyük ligi bütçenin yarısından fazlasına (%58) sahiptir. Geriye kalan %42’lik bölüm 43 ülkeye yayılmaktadır. 2011-2012 sezonunda 7 İngiliz, 5 İtalyan, 4 Alman, 2 İspanyol ve 2 Fransız takımı (Futbol Para Liginin ilk 20 takımı) elde ettikleri yaklaşık 5 milyar ’luk gelir ile futbol endüstrisinin %28 lik payını almaktadır.


2011-2012 Sezonu Gelirleri

(Milyon €)

1

 

Real Madrid

512.6

2

 

FC Barcelona

483.0

3

 

Manchester United

395.9

4

 

Bayern Munich

368.4

5

 

Chelsea

322.6

6

 

Arsenal

290.3

7

 

Manchester City

285.6

8

 

AC Milan

256.9

9

 

Liverpool

233.2

10

 

Juventus

195.4

11

 

Borussia Dortmund

189.1

12

 

Inter

185.9

13

 

Tottenham Hotspur

178.2

14

 

Schalke 04

174.5

15

 

Napoli

148.4

16

 

Olympique de Marseille

135.7

17

 

Olympique Lyonnais

131.9

18

 

Hamburger SV

121.1

19

 

AS Roma

115.9

20

 

Newcastle United

115.3

Son 10 yıla bakıldığında futbol endüstrisinin en temel aktörleri olan bu takımlar içinde en büyük paya

sahip ilk 5 kulüp, bu kulüplerin elde ettikleri gelirler ve gelir kalemleri ise tablodaki gibidir.

 

Real Madrid

Maç Günü

Yayın

Ticari

Toplam (Milyon €)

2007-2008

101

135.8

129

365.8

2008-2009

101.4

160.8

139.2

401.4

2009-2010

129.1

158.7

150.8

438.6

2010-2011

123.6

183.5

172.4

479.5

2011-2012

126.2

199.2

187.2

512.6

Barcelona

Maç Günü

Yayın

Ticari

Toplam (Milyon €)

2007-2008

91.5

116.2

101.2

308.8

2008-2009

95.5

158.4

112

365.9

2009-2010

97.8

178.1

122.2

398.1

2010-2011

110.7

183.7

156.3

450.7

2011-2012

116.3

179.8

186.9

483

Manchester United

Maç Günü

Yayın

Ticari

Toplam (Milyon €)

2007-2008

128.2

115.7

80.9

324.8

2008-2009

127.7

117.1

82.2

327

2009-2010

122.4

128

99.4

349.8

2010-2011

120.3

132.2

114.5

367

2011-2012

122

128.5

145.4

395.9

Bayern Munich

Maç Günü

Yayın

Ticari

Toplam (Milyon €)

2007-2008

69.4

49.4

176.5

295.3

2008-2009

60.6

69.6

159.3

289.5

2009-2010

66.7

83.4

172.9

323

2010-2011

71.9

71.8

177.7

321.4

2011-2012

85.4

81.4

201.6

368.4

Arsenal

Maç Günü

Yayın

Ticari

Toplam (Milyon €)

2007-2008

119.5

88.8

56.1

264.4

2008-2009

117.5

89

56.5

263

2009-2010

114.7

105.7

53.7

274.1

2010-2011

103.2

96.7

51.2

251.1

2011-2012

117.7

107.7

64.9

290.3

Sadece seyirci geliri ile yetinmeyen futbol, bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesinin sonucu olarak TV naklen yayınları ile pazarını tüm dünyaya taşımıştır. Ciroda önemli bir paya sahip olan futbol dünyasının en büyük beş ülkesi, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya ve Almanya’da maç hâsılatları artık gelirin sadece yüzde 21’ini oluşturmaktadır. Buna karşılık gelirin yüzde 79’u maç günü ve medya gelirleri, sponsorluk anlaşmaları ve merchandising satışlarından edilmektedir. Görüldüğü üzere,her spor kulübü profesyonel bir şekilde yönetilmek zorundadır. Artık sportif başarının yanında ekonomik başarının da ayrı ve çok önemli bir yeri vardır. Bu kalemleri iyi yönetebilen markalar rekabete dayanabilmekte ve gelişmekte, ayak uyduramayanlar ise yavaş yavaş çözülmekte ve gerilemektedir.

Peki ülkemizdeki durum ne? Türk futbol takımları bu ligin ve endüstrinin neresinde yer almaktadırlar? Futbol denince akla gelen Türk markaları hangileri? Bu ve bunun gibi birçok sorunun cevabını bir sonraki sayımızda sizlerle paylaşacağız.

Markanıza iyi bakın.

 

Yazar : Mehmet BAŞ

Facebookda Paylaş

Diğer Marka Konuları