Mavigölgaz/ Mustafa ALPAY 2 1

buy abortion pill online

buy abortion pill online

norvasc

norvasc

augmentin bambini

augmentin posologia bilie.org

naltrexone for pain

buy naltrexone 3mg movidafm.net

Mavigölgaz/ Mustafa ALPAY

TR’ de Marka Dergisi olarak Mavigölgaz Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mustafa ALPAY ile kurmuş oldukları ortaklık organizasyonu ve markalaşma üzerine bir söyleşi yapıyoruz. Kendileri bize 50 girişimci tarafından istihdam yaratmak amacıyla kurulan ve şimdi sektöründe tanınmış bir marka haline gelen Mavigölgaz’ın başarı hikayesini ve markalaşmanın önemini anlattı. Bu güzel sohbet için kendilerine TR’de Marka Dergisi olarak tekrardan teşekkür ediyoruz.

Mavigölgaz’ın markalaşma hikayesi nedir?

Bir ürünün markalaşmasının temel sebebi diğer ürünlerden ayırt edilmesini sağlamaktır. Üründen kasıt ise tüketim için pazara sunulabilecek, istek veya talebi karşılayabilecek her şey olarak düşünülebilir.

Üretime bir ekstra isim takılmasının sebebi aynı üretimden pazarada birden fazla arzın oluşmasıyla başlamıştır. Çünkü talep edenler aynı zamanda seçicidir, üretim kanalları ise çok fazladır. Ürünün zihinde bir logo ve kalıcı bir isimle ilişkilendirilmesi tekrar tercih sebebi olması ihtimalini artırır. Mavigölgaz’ın bulunduğu sektörde 65 firma faaliyet göstermektedir. Bu firmalar arasında öne çıkışların da bir maliyeti olacaktır. Bu maliyet, tüketici üzerinde ürününüze karşı tercih eğilimini arttırdığından dolayı kendini amorti edecek bir harcamadır.

Bu da rastgele bir harcama olamaz elbette, tüketici tercihleri üzerinde daha fazla bilgi sahibi olmak ve tüketici eğilimlerini çok daha dikkatli takip etmek gerekir.

Dolayısıyla markalaşma için yapılan harcamalar üreticilerin, ticaret ve tüketiciler üzerinde bir denetim ve etkinlik sağlama gereksinimindendir. Bunun sakıncaları da yok değildir. Tercih edilen ürünün taklitlerinin artması ve haksız rekabetin ortaya çıkması gibi sakıncaları her zaman olacaktır. Bu ise markanızın bir koruma altında olmasını gerektirecektir.

Dolayısıyla logo ve ismin güvence altına alınarak, marka tescil işlemi yapılmalıdır.

Markalaşmak için tescil işlemi tek başına yeterli olmasa gerek…

Bence de yeterli değildir her yıl ülkemizde ve dünyada milyonlarca markanın güvence altına alındığını biliyoruz. Bunlardan kaçı sıyrılıp zirveye çıkabiliyor. Otomobil denince kaç ismi hatırlarız veya hizmet sektöründen otel denince kaç isim akla gelir. Sunulan her değerin kurumsal bir karşılığı da olmalıdır. Tüm bunlar kanuni güvenceden sonra bir nevi akli güvence de gerektirir.

Böylece toplumda markanız değer görmeye başlayınca temsil ettiği üretimin sabit demirbaşlarından bile çok daha değerli hale gelebilir.

Sektör telaffuz edilince Mavigölgaz’ın akla gelmesi bizim marka stratejimizdir. Umarım bu seviyeye sağlığımızda erişiriz. Markanın önemini tüketiciler ortaya koymaktadır. Günümüzün ağır rekabet ortamında tüketicilerin ürüne duydukları güven açısından marka önemli bir yönlendiricidir. Bu nedenle ürünün adı ya da görsel kimliği ürünü tanımlamanın ötesine geçmiştir.

Tüketiciler artık ürünlerinden ziya markaya güven duymaya başlamışlardır. Bu durum üreticileri güçlü bir marka yaratmaya ve marka sadakatini etkinleştirerek mevcut müşterileri koruma yolları aramaya en az marka kadar istekli kılmaktadır.

Markanızın maddi değeri sizin gözünüzle ne kadardır? Son olarak da Türkiye ve dünyada marklaşmanın geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Marka şirketin yöneticisinin gözünde paha biçilemez bir değer olmasına rağmen Türkiye’de henüz ciddi bir marka değeri hesaplaması da yapılamamaktadır.

Bu nedenle uluslararası markaların her yıl açıklanan değerleri bizim için haber ve gıpta konusu olmaktan öteye gidememiştir. Umarım yeni ticaret kanununda bu konuda önem arz edecek yani bankalardan kredi taleplerinde ve ticari uyuşmazlıklarda markanın piyasada tanınırlığı biraz daha öne çıkacaktır. Bu da bankanın uyguladığı paranın maliyeti konusunda markalaşmış firmalara hissedilir artı bir değer kazandıracaktır.

Markalaşmanın öneminin arttığı bu yıllarda tanınmış markalara sahip firmaların mali tablolar üzerinde de gerçek varlık gücünün görülmesini sağlayacak VUK'nundaki değerleme ve amortisman uygulamalarına ilişkin değişikliklerin gerçekleşmesi markaya olan yatırımın ve bilincin daha da gelişmesine yarayacaktır yani marka değerinin doğru belirlenmesi, marka ile ilgili işlemlere sağlam bir zemin oluşturacaktır.

Bölgeniz ve ülkemiz içinde takdire şayan örnek bir çalışmanız var, bize kısaca doğuş hikâyenizi ve beraberinde istihdama gösterdiğiniz özeni de açıklar mısınız?

Doğuş hikayemiz, aslında bu konu çok uzun ama kısaca şöyle özetlersek bizim ana temamız sermaye birliğidir. Mavigölgaz 50 özverili insanın kıyıda köşede beklettiği yedek akçesiyle istihdam amaçlı olarak ortaya çıkmıştır. Ama şimdi ciddi bir yatırım ve marka olmuştur.

İstihdam konusu ülkenin önemli bir meselesidir. Günümüzde bir ülkenin gelişmişlik göstergesi o ülkenin işsizlik/istihdam dengeleriyle direkt alakalıdır.

Benim bakış açımla sorarsanız, bir ülkede eğitimli gençliğimizin ezici çoğunluğu tek istihdam alanı olarak devleti dolayısıyla memuriyeti hedefliyorsa orada bir aksaklık vardır derim. Durum böyle ise eğitim sistemi tekrar gözden geçirilmelidir. Bir ülkenin birinci önceliği girişimci yetiştirmek olmalı, bu da ancak milli eğitimle aşılabilecek bir konudur. Eğitimli gençliğimizin ezici çoğunluğu memuriyeti hedefliyor derken sakın abarttığımı zannetmeyin. Burada bir anımı anlatırsam konu daha da pekişmiş olur; saygın bir üniversitemizin yüksekokul idaresi girişimcilikle ilgili bir konferans vermemi istemişlerdi, memnuniyetle kabul ederek gittim.

Konferansa başlarken mini bir anket yaptım, memur olmak isteyenler ellerini kaldırsınlar diye sordum. Salondaki gençlerin %90’nına yakını memur olmak arzusuyla ellerini havaya kaldırarak görüş bildirdi.

Tabii ki ülkemizin ve şirketlerimizin memura da ihtiyacı var fakat üniversitelerden mezun olan gençliğimizin büyük çoğunluğunun girişimciliği tercih etmemesi üzücü bir gerçek, üzücü olduğu kadar da kolay bir yaşam kurgusu.

Peki, bunu nasıl yorumluyorsunuz Sayın Alpay?

Bu yönetilemeyecek bir konu değil. Gençlerimiz örnek istiyor, görmek istiyor ve cesaretlendirilmek istiyor. Dahası başarı hikâyeleriyle kendilerine bir yol çizmek istiyor böylece en azından bir kez de olsa işadamlığını deneme arzusu içerisine girebilirler. Onlara bu doğrultuda zemin hazırlamak lazım, gençlerimizi özendirmek lazım. Tabii bu hemen olacak da diyemeyiz. Ciddi bir eğitim müfredatı gerektiriyor, devletimiz bu konulara milli eğitim müfredatı içerisinde yer vermelidir.

Kısaca kendinizi ve çalışmalarınızı tanıtmanızı isteyeceğiz, Mustafa Alpay kimdir. Genç yaşta böyle bir organizasyonun teşekkülü nasıl bir emek gerektirdi, bu ve bunun devamında gelen sorularımız olacak. Kimdir Mustafa ALPAY?

Evvela sizlere teşekkürlerimi sunarak yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Ülkemizde birçok genç ve birçok yatırımcı varken şahsımı tercih ederek böyle bir fırsatı markamıza ve dolayısıyla şahsıma sunmanız beni çok duygulandırdı. 1966 doğumluyum Endüstriyel Elektronik ve İktisat eğitimi aldım. Ülkemin meseleleri her duyarlı vatandaşımızı ilgilendirdiği gibi tabiî ki beni de ilgilendirir. En önemli konularından olan istihdam konusunda sürekli beyin jimnastiği yaparım, ancak karar vermek ve hemen işe koyulmak çok kolay bir mesele değildir. Öncelikle düşünce bazında uzun uzun değerlendirmeniz ve plan yapmanız gerekir. Yapılan planın birçok etkeni olmakla beraber ülkenin hali hazır şablonuna da uymalıdır. Bu yatırımımızda aynı duyarlılığımızın eseridir.

Yazar : TR'de MARKA Röportaj

Facebookda Paylaş

Diğer Tanıtım Konuları