Kurtlu Bir Ayva Dış Borcumuzu Kapatabilir / Mustafa ALPAY 2 3

aricept

aricept flemzz.dk

pregnancy week by week calculator

when to take pregnancy test calculator

antidepressants and alcohol liver

antidepressants and alcohol

Kurtlu Bir Ayva Dış Borcumuzu Kapatabilir / Mavi Gölgaz Yönetim Kurulu Başkanı 

Bu ayva da neyin nesi demenize şaşırmıyorum, ayvayı yemeden de değerlendirebileceğimize inandığım için yazıyorum, elmanızın bütünü mü kıymetli yoksa ısırılmışı mı? Gerçekten ısırılmış bir elmamız olsaydı ülkemizin dış borcunun ödeneceğine inanmakta zorlandığınıza da şaşıyorum! Yani bunda bir ironi yok. Belki de şöyle düşünüyor olabilirsiniz, o kadar hükümetler geldi, ekonomistlerimiz var, çözüm bu kadar basit mi? Ben de sizlere, markalaşınca evet derim. Hala benim gibi düşünmeyenler olabilir. Haydi, buyurun tartışalım.

Bir işletmenin kuruluşunu tetikleyen başlıca varlık ana sermaye yani para olmakla birlikte, sürdürülebilir gereksinim yalnızca para değildir. Paradan bağımsız değerler işletmelerin adeta iki rayından biridir. Nasıl ki lokomotif iki ray üzerinde yol alır, işletmelerde de o raylardan biri sermaye/para ise diğeri para dışı dediğimiz değerlerimizdir. Bu değerler:

 

Marka, 

Zaman,

Kalifiye eleman, 

Tecrübe ve bilgi,

Piyasa ilişkileri şeklinde sıralanabilir.

Markalaşma aynı zamanda ülkeler için de önem arz etmektedir. Örneğin,  mali açıdan marka otokontrol garantisidir. Dolaysıyla markalaşmak, bir ülkenin kayıt dışı ticaretini engelleyerek ticareti kayıt altına alır. Ayrıca marka yatırımı olan işletmeler ileriye yönelik müşteri memnuniyeti için reklam ve tanıtımı yapmak suretiyle hayatta kalma mücadelesi vermek zorundadır. Bu da nitelikli eleman, nitelikli işgücü ve istihdam demektir. 

Marka yatırımı yapan işletmeler nitelikli işgücü birikimlerini göz ardı edemezler. Dolayısıyla markalarının sürdürülebilirliği adına, çalışanlarının özlük haklarını koruyarak ve kalifiye personelini memnun ederek kadrolarında muhafaza etmek zorundadır.

Bilginin yönetilmesi birikimle mümkündür. Birikim de bir işletmenin kuru duvarları değil yetişmiş sahasında tam donanımlı elemanlarıdır. Sağlam bir altyapı, doğru bir bilgi akışı işletmeye geleceğinden emin adımlarla yol almasını sağlarken; asıl amacı kârlılığa daha rahat ulaştırır.

Marka denilince, aklımıza bir isim ve logodan fazlası gelmelidir. Kalite, yönetim, pazarlama, finans, müşteri ilişkileri bir bütün olarak markanın altyapı unsurlarıdır. Marka, ihracatta kalite garantisi, tüketicide de güven duygusunu oluşturduğu sürece yaşamayı hak eder. 

Bugünden 2023 yılının 500 milyar dolar ihracat hedefini belirliyorsak -ki güzel bir motivasyon-bu hedefi işletmelerin önüne koyanların markalaşma ve markayı ayakta tutacak tanıtım için gerekli kaynakları da işletmelerin önüne koyması gerekmektedir. Aksi takdirde fikri sınai konularda, desteklenerek teşvik edilmeyen şirketlerin 2023 yılı markalaşma hedefleri sekteye uğrayabilir. Yani markalaşma konusu ülkelerin politikalarında önemli yer tutmalıdır.

Günümüzde birçok markanın değeri, şirketlerin tüm malvarlığından daha değerli hale gelmiş durumdadır. Örneğin, 2010 yılı dünyanın önemli markalarının marka değerlerine bakacak olursak, sıralamadaki ilk 3 markanın ülkemizin dış borcunu rahatlıkla kapatabilecek değerde olduğu görülmektedir.

1-Apple (ısırılmış elma)

Marka Değeri: 153.285.000.000 USD

2-Google                                               Marka Değeri: 111.498.000.000 USD

3-IBM                                                   Marka Değeri: 100.849.000.000 USD

İngiliz Financial Times gazetesinin açıkladığı listeye göre bir hesap çıkaracak olursak, bizim açımızdan üzüntü verici bir tabloyla karşılaşıyoruz. Çünkü ilk 100 marka arasında ülkemizi temsil edecek henüz bir markamız oluşmamıştır. Dünyanın 17. Avrupa’nın ise 6. Büyük ekonomisine ulaştık. 2023 yılı hedeflerimiz arasında dünyanın ilk 10 ekonomisinin arasına girmek gibi bir hedefimiz var ve olmalıdır. Bu hedefler, ileri teknoloji ve bilinçli yönetimlerle, “Dünya Markaları” üretmemizi gerektirmektedir. Ülkemizin İstanbul dışındaki tüm illerinde de marka oluşabileceği bilinci özümsenmelidir. 

“Marka olma” hikâyeleri, başarı öyküleri, markalaşma yolunda ilerleyen küçük işletmeleri markalaşma konusunda teşvik edecek ve cesaretlendirecektir.

Tüm bunlarla birlikte, belki yarın bizim ortaya çıkaracağımız “kurtlu bir ayva” Türkiye’nin kaderini değiştirebilir (!)

Yazar :

Facebookda Paylaş

Diğer Tanıtım Konuları